Havacılık İngilizcesi — temel dersler
Havacılık İngilizcesi: A'dan Z'ye kullanım rehberi
Radyotelefon alfabesinden acil durum çağrılarına, standart sözcüklerden sık yapılan hatalara kadar kokpitte ve telsizde kullanılan İngilizcenin tamamı. Kayıt gerekmiyor, tamamı ücretsiz.
yaklaşık 25 dakikalık okuma
01
Neden havacılık İngilizcesi ayrı bir dildir
İngilizcesi iyi olan biri telsizde zorlanabilir. Sebebi dil bilgisi değil, dilin kullanım biçimi.
Günlük İngilizcede belirsizlik hoş görülür. Karşındaki anlamazsa sorar, gülümser, yeniden anlatırsın. Kokpitte ve telsizde böyle bir lüks yok: mesaj gürültülü bir kanaldan, aksanlı bir ağızdan, bazen tek seferde geçer ve yanlış anlaşılırsa bunun bedeli ağır olur.
Bu yüzden havacılık, İngilizcenin içinden dar ve kuralları belli bir alt küme oluşturdu. Bu alt kümede her sözcüğün tek bir anlamı vardır, sözcük sırası sabittir ve süslemeye yer yoktur. Amaç güzel konuşmak değil, yanlış anlaşılmamaktır.
Sonuç şu: akıcı İngilizce konuşan bir aday telsizde kötü olabilir, orta seviye bir aday ise disiplinli çalışırsa çok iyi olabilir. Ölçülen şey kelime dağarcığının genişliği değil, baskı altında doğru kalıbı doğru sırayla kurabilmen.
- Tek anlam: bir sözcük her seferinde aynı şeyi ifade eder.
- Sabit sıra: kim, nerede, ne istiyor — bu sıra değişmez.
- Kısalık: gereksiz her kelime kanalı meşgul eder ve hata riski doğurur.
- Teyit: kritik bilgi karşı tarafça tekrar edilerek doğrulanır.
02
Radyotelefon alfabesi
Yirmi altı harfin her biri için tek bir sözcük. Ezberlenmesi gereken ilk şey budur.
Telsizde "B" ile "P", "M" ile "N", "D" ile "T" birbirine karışır. Bunu çözmek için her harfe, başka hiçbir harfle karışmayacak bir sözcük atanmıştır. Aşağıdaki tabloyu ezberlemek, havacılık İngilizcesinin ilk ve tartışmasız ödevidir.
Türkçe konuşanların en çok zorlandığı yerleri sağ sütuna yazdım.
| Harf ve sözcük | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|
| A — Alfa | Sonda "ph" yok, "Alfa" yazılır ve öyle okunur. |
| B — Bravo | İlk hece vurgulu: BRA-vo. |
| C — Charlie | "ÇAR-li". "Karli" değil. |
| D — Delta | Türkçedeki gibi, sorun çıkarmaz. |
| E — Echo | "EK-o". "Eço" değil. |
| F — Foxtrot | İki hece ayrı ayrı duyulmalı. |
| G — Golf | Sondaki F yutulmamalı. |
| H — Hotel | Baştaki H nefesli çıkmalı; Türkçede zayıflar. |
| I — India | İlk hece vurgulu: IN-di-a. |
| J — Juliett | Sonda çift T var, bilinçli bir yazımdır. |
| K — Kilo | "Kİ-lo", ağırlık birimi gibi. |
| L — Lima | "Lİ-ma". |
| M — Mike | "MAYK". En sık yapılan hata "mike" demektir. |
| N — November | Orta hece vurgulu: no-VEM-ber. |
| O — Oscar | "OS-kar". |
| P — Papa | Son hece vurgulu: pa-PA. |
| Q — Quebec | "ki-BEK". Vurgu ikinci hecede. |
| R — Romeo | "RO-mi-o", üç hece. |
| S — Sierra | "si-E-ra". |
| T — Tango | Sorun çıkarmaz. |
| U — Uniform | "YU-ni-form". |
| V — Victor | Alt dudak üst dişe değer. W ile karıştırma. |
| W — Whiskey | Dudaklar yuvarlanır, diş kullanılmaz. |
| X — X-ray | İki parça: "EKS-rey". |
| Y — Yankee | "YEN-ki". |
| Z — Zulu | "ZU-lu". Aynı zamanda UTC saatinin adıdır. |
V ve W ayrımı Türkçe konuşanlar için en kritik ikilidir, çünkü Türkçede W sesi yoktur. "Victor" derken alt dudağın üst dişine değmeli; "Whiskey" derken hiç değmemeli. Bu ikisini karıştırmak bir çağrı adını tamamen değiştirebilir.
03
Sayılar ve söylenişleri
Üç "tree", beş "fife", dokuz "niner". Sebebi kaprisliliği değil, gürültüde ayırt edilebilirlik.
Telsizde sayılar kural olarak tek tek okunur. "Yüz yirmi" denmez, "bir iki sıfır" denir. Bunun tek istisnası binlerdir: irtifa ve bulut tabanı gibi değerlerde "four thousand" gibi bütün söylenişler kullanılır.
Bazı rakamların telaffuzu bilinçli olarak değiştirilmiştir. Çünkü gürültülü bir kanalda "five" ile "nine" birbirine benzer, "three" ise ilk sesi kaybolduğunda anlaşılmaz olur.
| Rakam | Telsizde söylenişi |
|---|---|
| 0 | ZERO — "o" değil, tam olarak "zero" |
| 1 | WUN |
| 2 | TOO |
| 3 | TREE — baştaki TH sesi bilinçli olarak atılır |
| 4 | FOWER — iki hece |
| 5 | FIFE — "five" değil |
| 6 | SIX |
| 7 | SEVEN |
| 8 | AIT — tek hece |
| 9 | NINER — "nine" ile "five" karışmasın diye |
Flight level one two zero
Uçuş seviyesi rakamları tek tek okunur.
Climbing to four thousand feet
İrtifada binler bütün söylenir.
Heading two seven zero
Başlık daima üç rakam, tek tek.
QNH one zero one tree
Basınç dört rakam olarak okunur.
Runway two four left
Pist numarası rakam rakam, ardından yön.
One two one decimal five
Frekanslarda nokta "decimal" diye söylenir.
04
Standart sözcükler ve tam anlamları
Bu sözcüklerin günlük İngilizcedeki karşılıklarıyla ilgisi yoktur. Her birinin tek ve kesin bir anlamı vardır.
Aşağıdaki sözcükler havacılık İngilizcesinin çekirdeğidir. En sık yapılan hata, bunları günlük İngilizcedeki gibi kullanmaktır — özellikle "roger" sözcüğü sanıldığının aksine "tamam, yapacağım" demek değildir.
| Sözcük | Tam anlamı |
|---|---|
| ROGER | Mesajını aldım ve anladım. Kabul ettiğim ya da yapacağım anlamına GELMEZ. |
| WILCO | Anladım ve uygulayacağım. ("Will comply" kısaltması.) |
| AFFIRM | Evet. "Affirmative" değil, kısa hâliyle söylenir. |
| NEGATIVE | Hayır / izin verilmedi / doğru değil. |
| SAY AGAIN | Mesajını tekrar et. "Repeat" kullanılmaz. |
| STANDBY | Bekle, sana döneceğim. Bir izin ya da onay değildir. |
| UNABLE | Bunu yerine getiremiyorum. Gerekçe hemen ardından söylenir. |
| READ BACK | Aldığın mesajı bana aynen tekrar et. |
| CORRECTION | Az önce yanlış söyledim, doğrusu şu. |
| DISREGARD | Son mesajımı yok say. |
| MONITOR | Şu frekansı dinle, ama çağrı yapma. |
| CONTACT | Şu frekansa geç ve çağrı yap. |
| HOW DO YOU READ | Beni ne kadar net duyuyorsun? |
| BREAK | Aynı yayın içinde ayrı bir mesaja geçiyorum. |
| CONFIRM | Şunu doğrula, doğru anladım mı? |
| ACKNOWLEDGE | Aldığını bana bildir. |
"Roger" ile "Wilco" arasındaki fark hayati önemdedir. Bir talimat aldın ve "roger" dediysen kontrolör bunu "duydum" olarak anlar, "yapacağım" olarak değil. Uygulayacaksan "wilco" demelisin.
05
Bir telsiz mesajının anatomisi
Kime, kimden, nerede, ne. Bu sıra değişmez ve öğrenilmesi en kolay kuraldır.
Her mesaj aynı iskelet üzerine kurulur. Bu iskeleti bir kez oturttuğunda, hangi durumda olursan ol cümleyi kurabilirsin — kelimeler değişir, sıra değişmez.
- 1. Kime sesleniyorsun — istasyonun adı (Northfield Tower).
- 2. Kim olduğun — kendi çağrı adın (Kestrel two one four).
- 3. Nerede olduğun veya mevcut durumun — holding short runway two four left.
- 4. Ne istediğin veya ne yaptığın — ready for departure.
Northfield Tower, Kestrel two one four, holding short runway two four left, ready for departure.
Dört parça, tek nefes, sıfır fazlalık.
Riverside Approach, Orion niner zero tree, flight level one two zero, request descent.
Aynı iskelet, farklı aşama.
Kingsport Ground, Vega one two, stand fife, request start-up.
Yerdeyken de yapı aynıdır.
İlk teması kurduktan sonra istasyon adını her seferinde tekrarlamana gerek kalmaz; kendi çağrı adın ise her mesajda bulunmalıdır. Çağrı adı olmayan bir mesaj, kime ait olduğu bilinmeyen bir mesajdır ve kontrolör onu görmezden gelmek zorundadır.
06
Geri okuma kuralı
Bazı bilgiler duyulmakla kalmaz, tekrar edilerek doğrulanır. Hangileri olduğunu bilmek zorundasın.
Geri okuma, havacılığın en güçlü hata yakalama mekanizmalarından biridir. Mantığı basittir: kontrolör bir talimat verir, sen tekrar edersin, kontrolör tekrarını dinler. Yanlış anladıysan hata iki kişi arasındaki bu ikinci geçişte yakalanır.
Her şey geri okunmaz — kanal boşuna dolar. Ama aşağıdaki maddeler istisnasız geri okunur.
- Pist üzerinde beklemeyi, girmeyi, kalkmayı veya inmeyi içeren her izin.
- Pist numarası.
- İrtifa ve uçuş seviyesi talimatları.
- Başlık ve hız talimatları.
- Basınç ayarı (QNH).
- Transponder kodları.
- Frekans değişiklikleri.
- Taksi talimatı ve içindeki bekleme noktaları.
Yanlış geri okuma, yanlış anlamayı senin sorumluluğuna geçirir. Emin değilsen geri okuma — önce "say again" veya "confirm" de. Anlamadığın bir şeyi doğru gibi tekrar etmek, susmaktan daha tehlikelidir.
Cleared to land runway two four left, Kestrel two one four.
İzin ve pist birebir tekrar edildi, sonunda çağrı adı.
Descend to flight level one zero zero, Orion niner zero tree.
Seviye rakam rakam tekrar edildi.
Confirm cleared to cross runway one eight?
Emin değilsen geri okuma yerine doğrulama iste.
07
Uçuş aşamalarına göre kalıplar
Kapıdan park yerine kadar, her aşamada işine yarayacak temel cümleler.
Aşağıdaki kalıplar bir uçuşun akışını izler. Hepsini ezberlemene gerek yok; yapıyı tanıdığında kendi cümleni kurabilirsin.
Request start-up, stand fife.
Motor çalıştırma izni.
Request push-back, facing east.
Geri itme izni ve yön.
Request taxi.
Taksi izni talebi.
Taxiing to holding point runway two four left via Bravo.
Taksi talimatının geri okunması.
Holding short runway two four left.
Bekleme noktasında olduğunun bildirimi.
Ready for departure.
Kalkışa hazır olduğunun bildirimi.
Passing two thousand feet, climbing to six thousand.
Tırmanışta seviye bildirimi.
Request higher due to turbulence.
Talep ve gerekçe tek cümlede.
Request descent.
Alçalma talebi.
Established on the localiser runway two four left.
Yaklaşmada oturduğunun bildirimi.
Going around.
Pas geçme — kısa ve tereddütsüz.
Runway vacated, request taxi to stand.
Pistten çıkış ve park talebi.
08
MAYDAY ve PAN PAN
İki aciliyet derecesi vardır ve aralarındaki fark, yardımın ne kadar hızlı geleceğini belirler.
MAYDAY, hayati tehlike ve/veya ciddi bir tehdit anlamına gelir; uçağa mutlak öncelik verilir. PAN PAN ise aciliyet bildirir ama anlık bir hayati tehlike yoktur — yardım istersin, öncelik alırsın, ama kimse tahliye pozisyonu almaz.
Her ikisi de üç kez tekrarlanarak söylenir. Bunun sebebi dramatik olmak değil, gürültülü bir kanalda ilk tekrarın kaybolma ihtimalidir.
Çağrının içeriği de belirli bir sırayı izler. Panik anında düşünmemek için bu sırayı ezberlemek gerekir.
- Aciliyet sözcüğü, üç kez.
- Kime sesleniyorsun.
- Çağrı adın.
- Sorunun ne olduğu.
- Niyetin — ne yapmak istiyorsun.
- Mevcut konum, irtifa ve başlık.
- Uçaktaki kişi sayısı ve kalan yakıt.
- İhtiyacın olan diğer bilgiler.
MAYDAY, MAYDAY, MAYDAY. Northfield Tower, Kestrel two one four. Engine fire, returning to the field. Position ten miles north, two thousand feet, heading one eight zero. One hundred forty souls on board, fuel for two hours. Request immediate landing and fire services.
Tam bir MAYDAY çağrısı — sıralı, sakin ve eksiksiz.
PAN PAN, PAN PAN, PAN PAN. Riverside Approach, Orion niner zero tree. Medical emergency on board, request priority landing and medical assistance on arrival.
Hayati tehlike yok ama öncelik gerekiyor.
En sık yapılan hata, durumu küçümseyip aciliyet bildirmemektir. Bir çağrıyı geri almak kolaydır; geç kalmış bir yardımı hızlandırmak mümkün değildir.
09
Anlamadığında ne yapılır
Anlamamak hata değildir. Anlamış gibi yapmak hatadır.
Anadili İngilizce olmayan bir pilotun en büyük riski, sözlük bilgisinin darlığı değil, anlamadığını söylemekten çekinmesidir. Kaza raporlarında tekrar tekrar görülen örüntü budur: ekip mesajı tam anlamamıştır ama sormak yerine tahmin etmiştir.
Anlamadığında kullanabileceğin kalıplar bellidir ve hiçbiri utanç verici değildir. Aksine, doğru kalıbı kullanmak profesyonellik işaretidir.
Say again.
En temel ve en çok kullanılan kalıp.
Say again your last transmission.
Hangi kısmı istediğini netleştirir.
Speak slower, please.
Hız sorunuysa doğrudan söyle.
Words twice.
Her kelimeyi iki kez söylemesini istersin.
Confirm heading two seven zero?
Kısmen anladıysan doğrulama iste.
How do you read?
Ses kalitesi sorunuysa bunu sor.
Negative, I did not copy.
Almadığını açıkça söyle.
Standby, I need to check that.
Zaman kazanman gerekiyorsa.
"Repeat" sözcüğünü kullanma. Bazı ortamlarda başka bir anlamı vardır ve standart karşılığı "say again"dir.
10
Kalıplar bittiğinde: plain English
Standart kalıplar her durumu karşılamaz. Asıl dil yeterliliği tam da orada ölçülür.
Kalıplar, öngörülebilir durumlar için yazılmıştır. Beklenmedik bir şey olduğunda — kabinde tuhaf bir koku, bir yolcunun davranışı, tarif edilmesi gereken bir arıza — hazır bir cümle yoktur. O anda kendi İngilizcenle konuşmak zorundasın.
Dil yeterlilik değerlendirmelerinin asıl ölçtüğü şey budur. Kalıpları ezberleyen bir aday normal uçuşta iyi görünür, ilk anormal durumda tıkanır.
Plain English kullanırken üç kural işini kolaylaştırır.
- Basit zaman kullan. Şimdiki ve geçmiş zaman yeter; karmaşık kurgular hem seni yorar hem karşındakini.
- Kısa cümle kur. Bir cümle, bir bilgi. Bağlaçlarla uzatma.
- Bilmediğin kelimeye uzanma. Tarif et: "the part that controls the wheels" demek, yanlış terim kullanmaktan iyidir.
We have an unusual smell in the cabin. It is not smoke. We are checking now.
Üç kısa cümle, üç net bilgi.
One passenger is refusing to sit down. The cabin crew are handling it. No assistance needed at this time.
Durum, kim ilgileniyor, ne isteniyor.
We have a problem with the brakes. I cannot describe the exact fault. We prefer to stop on the taxiway.
Bilmediğini kabul etmek doğru bir davranıştır.
11
Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar
Bunlar dil bilgisi eksikliğinden değil, Türkçenin İngilizceye taşınmasından doğuyor.
| Yaygın hata | Doğrusu ve sebebi |
|---|---|
| "I am agree." | "I agree." — agree bir fiildir, sıfat değil. Türkçedeki "katılıyorum" yapısı yanıltıyor. |
| "I didn't understood." | "I didn't understand." — did zaten geçmişi taşır, fiil yalın kalır. |
| "We are five people." | "There are five of us." — kişi sayısı bu yapıyla söylenir. |
| "Say again please the altitude." | "Say again the altitude, please." — İngilizcede sözcük sırası anlamı taşır, esnek değildir. |
| "I have 25 years old." | "I am 25 years old." — yaş "be" fiiliyle söylenir. |
| "What means this?" | "What does this mean?" — soru yapısında yardımcı fiil düşmez. |
| "I am working here since 3 years." | "I have been working here for three years." — süre "for", başlangıç noktası "since". |
| "Can you repeat?" | "Say again." — telsizde standart kalıp budur. |
| "I think that is not correct." | "I don't think that is correct." — İngilizcede olumsuzluk baştaki fiile taşınır. |
| "Advice" ile "advise" karışıklığı | Advice isim, advise fiildir. "Please advise" doğrudur, "please advice" değildir. |
Bu hataların hiçbiri seni anlaşılmaz yapmaz — ama bir mülakatta ya da dil değerlendirmesinde hepsi fark edilir. İyi haber şu: sayıları sınırlıdır ve bilinçli tekrarla birkaç haftada düzelirler.
12
Telaffuz: en çok yanlış anlaşılan sesler
Aksanın olması sorun değil. Anlaşılmaman sorundur. İkisi farklı şeylerdir.
Hiç kimseden aksansız konuşması beklenmiyor; dünyada uçan pilotların çoğunun aksanı var. Beklenen şey, söylediğinin ilk seferde anlaşılmasıdır. Türkçe konuşanlar için bunu bozan birkaç belirli ses vardır.
| Ses veya kelime | Ne yapmalı |
|---|---|
| V / W | Türkçede W yok. Victor'da alt dudak üst dişe değer, Whiskey'de dudaklar yuvarlanır ve diş kullanılmaz. |
| TH (three, weather) | Dil ucu dişlerin arasına gelir. Telsizde "three" zaten "tree" olarak söylenir, ama plain English'te TH gerekir. |
| Kelime vurgusu | Türkçede vurgu genelde sonda, İngilizcede değişkendir. TUR-bulence, hy-DRAU-lic, ac-KNOW-ledge. |
| Sessiz harfler | vehicle'da H okunmaz, knowledge'ta K okunmaz, receipt'te P okunmaz. |
| Kelime sonu ünsüzleri | Türkçede son ses yumuşar. "Golf", "left", "eight" gibi kelimelerde son ünsüz net çıkmalı. |
| Sözcük arası bağlama | İngilizcede kelimeler birbirine akar. Telsizde ise bilinçli olarak ayırmak gerekir — akıcılık burada dezavantajdır. |
Telsizde hızlı konuşmak akıcılık değil, risk göstergesidir. Deneyimli pilotlar sakin ve tempolu konuşur; acele eden ses, kokpitte panik olarak okunur.
13
Mülakat İngilizcesi
Telsiz dili kısalık ister, mülakat dili yapı ister. İkisi farklı becerilerdir.
Mülakatta iyi İngilizce, süslü İngilizce değildir. Değerlendirici basit ve doğru kurulmuş cümleler duymak ister; karmaşık bir cümleyi yarıda bırakan aday, kısa cümleleri doğru kuran adaydan daha kötü görünür.
Cevaplarını üç parçalı bir iskelete oturt: durum, ne yaptın, sonuç. Bu iskelet hem düşünmeni kolaylaştırır hem de dinleyeni takipte tutar.
Let me give you an example.
Somut örneğe geçmenin en temiz yolu.
At the time, I was working as...
Durumu kurmaya başlarken.
What I decided to do was...
Eylemi anlatmaya geçerken.
As a result, ...
Sonuca bağlarken.
Looking back, I would...
Öğrendiğin dersi söylerken.
I'm not sure I understood the question — do you mean...?
Anlamadığında sormak zayıflık değildir.
That's a fair point. My view is that...
İtirazla karşılaştığında.
I don't have direct experience of that, but...
Bilmediğini kabul edip devam etmek.
Ezberlenmiş bir cevabı kusursuz İngilizceyle söylemek işe yaramaz. Değerlendirici ilk takip sorusunda ezberi ayırt eder — ve o an dilin de dağılır. Kalıpları öğren, cümleleri değil.
14
Nasıl çalışılır
Ders çalışmakla dil çalışmak farklıdır. İkincisi tekrar ve ses ister.
Havacılık İngilizcesi okuyarak öğrenilmez, konuşarak oturur. Aşağıdaki yöntem basittir ve haftada birkaç saatle işler.
- Her gün 15 dakika dinle. Gerçek telsiz kayıtları internette açık biçimde yayınlanıyor; anlamasan da kulağın tempoya alışır.
- Gölgeleme yap: duyduğun cümleyi hemen ardından yüksek sesle tekrar et. Bu, telaffuzu düzelten en hızlı yöntemdir.
- Kendini kaydet. Kendi sesini dinlemek rahatsız edicidir ama hataları başka türlü fark edemezsin.
- Alfabeyi ve sayıları otomatikleşene kadar tekrarla. Düşünerek söylenen alfabe, söylenmemiş sayılır.
- Bir günlük tut: yeni öğrendiğin her kalıbı bir cümle içinde yaz. Kelime listesi ezberleme.
- Haftada bir kez anormal bir durumu İngilizce anlat. Kalıp yoktur, kendi cümleni kurmak zorundasın — asıl gelişme buradadır.
En sık yapılan çalışma hatası, sadece anlamaya çalışmaktır. Dinlediğini anlamak pasif beceridir ve mülakatta ölçülmez. Ölçülen şey üretimdir: konuşmak ve yazmak.
15
Mini terim sözlüğü
Sık geçen kırk terim ve Türkçe karşılıkları.
| Terim | Anlamı |
|---|---|
| Apron | Uçakların park ettiği alan |
| Taxiway | Taksi yolu |
| Threshold | Pist başı |
| Holding point | Bekleme noktası |
| Line up | Pist üzerine geçmek |
| Cleared for take-off | Kalkışa izinli |
| Go around | Pas geçmek |
| Missed approach | Kaçırılmış yaklaşma prosedürü |
| Final approach | Son yaklaşma |
| Established | Yaklaşma hattına oturmuş |
| Vacate | Pisti terk etmek |
| Push-back | Geri itme |
| Stand | Park pozisyonu |
| Level off | Seviyede sabitlenmek |
| Climb / Descend | Tırmanmak / alçalmak |
| Maintain | Muhafaza etmek |
| Expedite | Hızlandırmak |
| Squawk | Transponder kodu vermek |
| Heading | Uçuş başlığı |
| Track | Yer üzerindeki rota |
| Divert | Başka meydana yönelmek |
| Alternate | Yedek meydan |
| Endurance | Havada kalabileceğin süre |
| Souls on board | Uçaktaki toplam kişi sayısı |
| Turbulence | Türbülans |
| Windshear | Rüzgâr kesmesi |
| Icing | Buzlanma |
| De-icing | Buz çözme işlemi |
| Ceiling | Bulut tabanı yüksekliği |
| Visibility | Görüş mesafesi |
| Serviceable | Çalışır durumda |
| Unserviceable | Arızalı, kullanım dışı |
| Defect | Arıza |
| Snag | Küçük arıza kaydı |
| Briefing | Uçuş öncesi bilgilendirme |
| Debriefing | Uçuş sonrası değerlendirme |
| Checklist | Kontrol listesi |
| Standard call-out | Standart anons |
| Handover | Görev devri |
| Incapacitation | Ekip üyesinin görev yapamaz hâle gelmesi |
Okumak başlangıç. Asıl fark konuşarak oluşuyor.
Buradaki her konuyu uygulamalı çalışabilirsin: telsiz teatisi kur, acil durumu İngilizce anlat, telaffuzunu sesli test et. Telaffuz bölümü ücretsiz ve sınırsız.
İngilizce pratiğine geçBu sayfa eğitim amaçlı hazırlanmış özgün bir materyaldir; resmî bir ders programı, sınav hazırlık dokümanı veya operasyonel doküman değildir. Anlatılan konular dünya genelinde kamuya açık biçimde öğretilen uluslararası standartlardır. Operasyonel kullanımda geçerli olan tek kaynak ilgili otoritenin ve işletmenin yayımladığı güncel dokümanlardır. Kokpite bağımsız bir hazırlık platformudur; hiçbir havayolu, otorite veya sınav sağlayıcısı ile bağlantısı yoktur.